SENDİKAMIZDAN HABERLER
(18).jpg)
MESELE SAMSUN VE NEVŞEHİR DEĞİL…
05 Kasım 2014, Çarşamba
‘’Çeşm-i insaf gibi kâmile mizan olmaz
Kişi noksanını bilmek gibi irfan olmaz…’’
Hizmet Kolumuzdaki tüm kurum ve kuruluşlarda çalışanların güven ve teveccühünü kaybeden Türk Ulaşım Sendikası ne acıdır ki geçmişten beri ‘’ Yetkiyi Niye Kaybettik ‘’ sorusuna cevaben ‘’UZUN SÜRE YETKİLİ OLDUK ama HİÇBİR DÖNEMDE ETKİLİ OLAMADIK’’ itirafını açık yüreklilikle dile getirmeyi başaramadı.
Malum sendika yetkilileri, her dönemde çalışanların sevgisine nail olmuş, sendikamız ve yönetimini karalama kampanyalarıyla, hizmet kolumuzdaki çalışanların yeniden güven ve teveccühlerine nail olacaklarına olan akıldan yoksun inançlarıyla, iftira niteliğindeki söylemlerine ısrarla devam etmektedirler. Hoş, bu söylemleri her defasında aleyhlerine işlemek suretiyle kendilerine büyük kayıplar yaşatsa bile bundan asla vazgeçmemekteler.
Çalışanların, büyük beklentilerle üye oldukları sendika yetkililerindeki yegâne görmek ve duymak istediklerinin;
Kendilerinin ekonomik, mali ve sosyal haklarına ilişkin gayretleri olduğunu ne yazık ki halen idrak edememiş Türk Ulaşım Sendikası’nın yöneticileri, 22 Eylül 2014 tarihinde Samsun Havalimanı ziyaretlerinde Samsun ve Nevşehir Havalimanlarının özelleştirilmesine ilişkin yaptığı basın açıklamasında, yepyeni bir iftira kampanyası ile gündem oluşturmak istemiştir.
Hizmet Sendikacılığı sloganıyla yola çıkmış ve bizzat çalışanların Güven ve Teveccühü sayesinde TAM YETKİ ile taçlandırılmış ULAŞTIRMA MEMUR-SEN’i özelleştirmenin tarafı olarak gösterme acizliğiyle Samsun’dan üye kapabilir miyim diyerek basın aracılığıyla şark kurnazlığı yapmaya çalışmıştır.
Üzülerek ifade etmeliyiz ki bu bencil emellerle çırpınışları, başta özelleştirmeye konu Samsun ve Nevşehir Havalimanı çalışanları olmak üzere tüm DHMİ çalışanlarının üzerinde yalan beyanlarla korku imparatorluğu kurmaktan ve sadece çalışanların değil ailelerinin de huzuruna bozmaktan başka bir şey değildir.
Zira 29 Eylül 2013 tarihinde, Samsun ili ve İşyerlerini ziyaretimiz esnasında ki bu tarihte Sendikamız DHMİ’de halen yetkili değildi, Samsun’da yaptığımız basın açıklamasında havalimanlarının özelleştirilmesi karşısındaki tavrımızı net bir şekilde ortaya koyarak, Özelleştirmenin insan onuruna aykırı bir durum olduğunu insanları huzursuzlaştırarak ailelerin bütünlüğünün bozulması göz önüne alınarak karşı duruşumuzu belirttik. Konusu geçen her yerde "Ulaştırma Memur-Sen başta havalimanları olmak üzere çalışanların geleceğini olumsuz etkileyecek her türlü özelleştirme ye karşı çıkmış bunda sonrada karşı çıkmaya devam edecektir". Bu açık, anlaşılır ve ısrarlı tavrımıza devam etmekteyiz.
Ancak sağır sultanın duyduğu, rakibimiz olan sendikanın bildiği ve duyduğu halde bilmemiş ve duymamış gibi davrandığı şu ortamda,
Duymak istemediği sözü tekrar tekrar söylüyoruz…
Özelleştirmenin her türlüsüne hem kişi, hem kurum, hem de vicdan olarak karşıyız.
Ulaştırma Memur-Sen, kuruluşundan bu güne kadar “ÖNCE İNSAN” diyerek hizmet etmiştir. Bundan sonra da insana hizmetin en yüce değer olduğu sloganından taviz vermeden hizmet edecektir. Bizler kurumlarımızın daha iyi şartlarda hizmet vermesini, hantal yapısının daha dinamik bir yapıya kavuşturulmasını elbette savunacağız. Ancak bunu söylerken özelleştirme bayraktarlığı yapmadık-yapmayacağız. Çalışanların maddi ve manevi her anlamda kazanımlarla şereflendirilmeleri hususunda olağanüstü gayretle çalışmalarımıza devam ediyoruz/edeceğiz.
Sendikamızın 9. yaşında Genel Yetkili Sendika olmak ve tüm ulaştırma çalışanlarını temsil etmek görevi önce Allah’ın takdiri, sonra siz çok kıymetli çalışanlarımızın güven ve teveccühü ile bizlere nasip oldu. Şımarmadık, sorumluluklarımız arttı dedik. Yetkiyi Etkili kullanmak için her kesime kulak verdik. Çalışanlardan gelen her talep, beklenti ve soruna ilişkin çözümler üretmeyi görev addederek çalışmalarımızı sürdürdük/sürdürüyoruz.
Bu sürece gelene kadar tüm Ulaştırma Memur-Sen ekibi olarak, işyeri temsilcimizden Genel Başkanımıza kadar her kadroda büyük bir özveriyle çalıştık. Siz cefakâr çalışanlarımıza vefa borcumuzu sizlerin aleyhine olan ve olacak her durumda varlığımızı hissettirerek ödemeye odaklanmış kadrolarımıza iftira atmakla sizlere çare olacaklarını zanneden bu anlayış, çok şükür her yeni gün biraz daha güç kaybetmektedir.
Özelleştirmeler konusundaki tavrımızı ve karşıt duruşumuzu görüş ve beklentilerimizi Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi ELVAN dahil olmak üzere konu ile ilgili herkese bildirdik, bildirmeye de devam ediyoruz. Özelleştirmeler konusundaki tavrımız ve çalışmalarımız bizlere teveccüh gösteren üye sayımızla ve taçlandırılmış yetkimizle apaçık ortadadır.
Kıymetli Meslektaşlarımız;
Özelleştirme kelimesinin tarihimizde çok kötü hatıralar bırakarak yaşandığı (Tekel, Telekom, Bankalar, Petrol ofisi vb.) bir ülkede hayatımızı devam ettiriyoruz. Son Tekel işçileri eylemi ve tekel özelleştirmesi günlerce hatta aylarca TV ekranlarından tüm halkımız tarafından üzüntü içerisinde izlendi. Özelleştirme dendiği zaman kamuda çalışanlar tarafından ilk olarak hissedilen duygu nedir sorusuna verilecek cevap ise;
İşimi kaybedecek miyim, yerimden yurdumdan olacak, çoluk çocuğumdan ayrı yaşamak durumunda kalacak mıyım, gibi kaygılardır. Bu korkulu endişeli bekleyiş, çalışanlar için iş ve sosyal yaşamlarında büyük huzursuzluklar yaşamalarına neden olmaktadır. Psikolojik rahatsızlıklar, Cinnet geçirmeler, boşanmalar neticesinde aile bütünlüğünün bozulması vs. birçok olumsuzluklar çalışanların ve ailelerinin hayatlarını da olumsuz etkilemektedir.
Böylesine acı tecrübelerle dolu bir tablo önümüzde dururken, bu tabloya seyirci ya da kayıtsız kalmamız imkânsızken bazı akıldan yoksun iftiralarla gerek sosyal medyada, gerek yandaş bazı basın organlarında ve gerekse iftira mercilerinin sendika web sayfalarında özelleştirme yandaşı olmakla suçlanmamız acziyetten ve acizce bir çırpınıştan öte ifade edilecek başka bir şey değildir.
Bu vesile ile çalışanları iş ve sosyal yaşamlarında kedere ve hüzüne sürükleme pahasındaki iftira kampanyaları yürüten çalışma hayatımızın vazgeçilmez unsurları olan diğer sendika yetkililerini bir defa daha edepli olmaya davet ediyoruz:
Gerçi Şair “Armut deyip geçmeyin, onun ilk hecesi çoğu kişide yoktur!” demiş, rahmetli Necip Fazıl Kısakürek ancak biz yine de edep ve insafa davet etmeye devam edeceğiz.
Zira…
Kusuru kendisine söylenmeyen Ayıbını hüner zannedermiş...
Hoşça ve Dostça kalın Allaha Emanet olun
Can CANKESEN
Genel Başkan
SENDİKAMIZDAN HABERLER
-

TCDD İzmir Liman İşletmesi Müdürlüğü Personelinin Talepleri Kapsamında Ziyaretler
02 Nisan 2026, Perşembe -

Apron Memurları İçin MYK ile Meslek Standardı Protokolü İmzalandı
01 Nisan 2026, Çarşamba -

TCDD Trafik Kontrolörleri ve Hareket Memurlarının Çalışma Şartlarının İyileştirilmesi İçin Kuruma Resmi Yazımızı İlettik
26 Mart 2026, Perşembe -

Makinistlerin Manevra Tazminatı İçin Başvuruda Bulunduk
18 Mart 2026, Çarşamba -

Tren Üstü Personellerin Çalışma Sürelerinde Uygulama Birliği İçin Kuruma Başvuruda Bulunduk
06 Mart 2026, Cuma -

Genel Başkan Dr. Kenan Çalışkan: “Koruyucu Giyim Yardımı Tüm Personelin Hakkıdır; Kapsamın Daraltılmasına Asla İzin Vermeyeceğiz”
24 Şubat 2026, Salı -

Makinistlerin Bekleme Tazminatı İçin TCDD Taşımacılık A.Ş.'ye Resmi Yazımızı İlettik
20 Şubat 2026, Cuma -

AIM Personellerinin “Yorgunluk ve Risk Yönetimi” Genelgesinden Yararlandırılması İçin DHMİ’ye Başvurduk
19 Şubat 2026, Perşembe -

DHMİ ATSEP Personelleri İçin "Yorgunluk ve Risk Yönetimi" Talebimizi SHGM'ye İlettik
13 Şubat 2026, Cuma -

Koruyucu Gıda Yardımı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na Hayırlı Olsun
10 Şubat 2026, Salı -

ÇSGB Bakan Yardımcısı Sayın Ahmet Aydın'a Ziyaret
04 Şubat 2026, Çarşamba -

DHMİ Maaş Promosyonu Konusunda Algı Değil, Olgu Peşindeyiz!
29 Ocak 2026, Perşembe -

DHMİ Promosyon Görüşmelerine Katılım Sağladık
20 Ocak 2026, Salı -

8.OLAĞAN GENEL KURULUMUZ ANKARA'da GERÇEKLEŞTİRİLDİ
18 Ocak 2026, Pazar -

ULAŞTIRMA MEMUR-SEN GENEL MERKEZİ 8.OLAĞAN GENEL KURUL İLANI
22 Aralık 2025, Pazartesi


